Baklavasıyla.
Şalgamıyla.
Ayranıyla.
Hele hele baklavası var ya.
Beğdeğirmeninde kutu kutu satılırdı.
Otobüsle memleketlerine gidenler alırdı.
Şimdi neyi meşhur?
Bilin bakalım.
Meşhurluğu bırakın meşhurluğu.
Unutulur olduk.
Eskiden Tarsus İdman Yurdu deplasmana giderdi.
O şehrin futbol seyircisi.
Tarsuslulara Cleopatra’nın çocukları diye bağırırlardı.
Çok şükür (!) o takımda şimdi bizi bağırttırıyor.
Tarsus’u geziyorum.
Her yerde tavuk döner yapanlar her geçen gün çoğalıyor.
Yahu bir gün biride horoz döneri diye tabelasına yazsa ne olur.
Öyle bir hale geldik ki.
Bir memlekete gitsek.
Biri bana dese ki nerelisin?
Tavuk şehrindenim diyeceğim.
Ha, unuttum.
Kebabımızda meşhurdu.
Şalgam desen mevsimini şaşırdı.
Kışın şalgam turpundan yapılır.
Yazın ilaçla yapılır.
Yahu kontrolden bile mahrum bir şehir haline geldik.
Sağlık açısından ne demeli.
Hastaneye gidip hasta müracaat sayısını öğrenmek lazım.
Her doktorun kapısının önünde her gün yüzden aşağı hasta eksik olsun dilek dilerim.
Vallahi, Allah Devletimize zeval vermesin.
İyi kavuşturuyor.
Acaba yılda vatandaşa kaç liralık ilaç yazıyoruz.
Hepsi kullanılıyor mu?
Bahse girerim çok az kullanan var.
Velhasıl şalgam suyu gibi olduk.
İçende memnun.
İçmeyende memnun.
ARŞİV MAKALE