Okulların tatil olması ile birlikte gençler ve çocuklar sokakta daha fazla zaman geçirmeye başladılar. Artan hava sıcaklıkları her yaş grubu için riskleri de yanında getiriyor.  

Türk Oftalmoloji Derneği, yaz aylarında güneş ışınlarının dik geldiği saatler başta olmak üzere gözlerin güneş ışığına uzun süre maruz kalması ya da direkt olarak güneşe bakılması sebebiyle ‘Solar Retinopati’ adı verilen gözde güneş yanıklarının gençler ve çocuklarda görülebileceği konusunda uyarılarda bulundu.

Türk Oftalmoloji Derneği Tıbbi Retina Birim Başkanı Prof. Dr. Nurten Ünlü, “Güneş ışınları vücudumuz için eşsiz bir vitamin kaynağı olması sebebiyle hayatımızda oldukça önemli bir yeri var ancak yüksek miktardaki güneş ışığına maruz kalmak hem cildimiz hem de gözlerimiz için kalıcı hasarlar doğurabilir.

Özellikle çocuklar ve gençler yaz aylarına ev dışında, parklarda, deniz kenarlarında daha fazla vakit geçirdikleri için ‘Solar Retinopati’ dediğimiz gözün ağ tabakasında güneş yanığı görülebiliyor. Bu hastalık sebebiyle gözlerde katarakt oluşabiliyor ya da daha ileri safhada görme kaybı yaşanabiliyor. Görme kayıpları yaşamamak için bu konuda halkımızın bilinçlenmesi çok önemli.” dedi. 

Gözlerimizi güneşten koruyalım

Prof. Dr. Nurten Ünlü, solar retinopatinin belirlenmiş bir tedavisi olmadığına ve gözlerimizi güneşten korumanın büyük önem taşıdığına değinerek, güneşe bakmanın tehlikesi konusunda yaygın şekilde halkta farkındalık yaratacak kampanyalar yapılması gerektiğini söyledi. Ünlü, “Güneşe ve diğer parlak ışık kaynaklarına bakmanın tehlikesi vurgulanmalıdır.

En güvenli uyarı şekli, özelikle ilkokul çocuklarına güneşe hiçbir şekilde filtre vb. cihazlar olsa da bakmamak gerektiğinin öğretilmesidir. Güneş tutulmasını polarize gözlüklerle ya da röntgen filmi kullanarak izlemek de yanlış bir güvenlik duygusu uyandırarak bakma süresini uzatır ve retina hasarına yol açabilir.” diye konuştu.

Gözde iyileşme 6 ay sonra başlar

Güneş ışınlarının göze zarar vermesi halinde, gözde sulanma, yanma ve kapaklarda kısılma gibi bulgular görülebildiğini sözlerine ekleyen Nurten Ünlü, hasta şikayetlerinin genellikle güneşe maruz kaldıktan 1 ila 4 saat sonra geliştiğini, görme azalması, nesnelerin eğri algılanması, eşyaları olduğundan küçük görme, merkez ve merkezi görmenin çevresinde karanlık sahalar, cisimleri olduğundan farklı renklerde algılama, ışık hassasiyeti, baş veya göz ağrıları gibi şikayetlerin de olabileceğini belirtti. 

Nurten Ünlü ayrıca “Başlangıçta görmeler tam görme ile sadece karaltı seçmeye kadar değişebilse de ortalama görme oranları yüzde 30 ila yüzde 50 arasındadır. Görme keskinliğinde ve belirtilerde 6 ay zarfında iyileşme gözlenir ve görme yüzde 70 ile yüzde 100’e kadar düzelir. Görme düzelmesine rağmen cisimlerin şekillerini bozuk görme ve skotom olarak adlandırılan görme alanındaki karanlık sahalar kalıcı olabilir.” dedi. 

Güneş gözlüğü kullanın

Nurten Ünlü şöyle devam etti: “Güneş ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü kullanmak gereklidir. Güneş gözlükleri zararlı dalga boylarını kesen, engelleyen yapıya sahip olmalıdır.

Özellikle güneşin gözümüze dik olarak geldiği saatlerde bu korunma daha da önemlidir. Yazın güneş ışınları, güneş daha yukarı konumda olduğu için başımızın üstüne doğru gelirken kısmen göz korunur, ancak yaz aylarında beyaz ve parlak yüzeylerden yansıyan güneş ışığı daha fazla olduğu için gözlerimizde hassasiyet ve kısılmaya neden olarak daha çok zarar vermektedir.

Giderek büyüyen tehlike hactivizm Giderek büyüyen tehlike hactivizm

UV koruması olmayan reçetesiz güneş gözlük kullanımında gözlük camı arkasındaki göz bebekleri büyümüş olacağı için daha çok UV ışınının göze gireceği ve göze fayda yerine zarar vereceği unutulmamalıdır. Ayrıca çocuklar ve katarakt ameliyatı olmuş hastaların UV ışınlarından daha fazla etkilendikleri görülmektedir.”

Güneşin ışığı yaşam için temel bir kaynaktır ancak içinde bulunan ultraviyole (UV) ışınları, insan sağlığı üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. UV ışınları, atmosferdeki ozon tabakası tarafından kısmen filtrelenirken, yeryüzüne ulaşan kısmı insan sağlığını doğrudan etkileyebilir. Bu makalede, UV ışınlarının tanımı, etkileri, önlemler ve güncel araştırmalar üzerine odaklanılacaktır.

UV Işınlarının Tanımı ve Türleri

UV ışınları, elektromanyetik spektrumun güneşten gelen enerji içeren bir bölümünü oluşturur. Dalga boyları kısa olduğu için gözle görülemeyen bu ışınlar, UVA, UVB ve UVC olmak üzere üç ana tipe ayrılır. UVA (320-400 nm), cilt yaşlanmasına yol açabilirken, UVB (280-320 nm) daha derin dokulara nüfuz eder ve kanser riskini artırabilir. UVC (100-280 nm) ise atmosferdeki ozon tabakası tarafından emilir ve genellikle yeryüzüne ulaşamaz.

UV Işınlarının Sağlık Üzerindeki Etkileri

UV ışınları, cilt kanseri, katarakt, bağışıklık sistemi baskılanması ve cilt yaşlanması gibi bir dizi sağlık sorununa yol açabilir. Özellikle güneşe uzun süre maruz kalmak, UVB ışınlarının DNA hasarına neden olmasıyla cilt kanseri riskini artırabilir. Ayrıca, UVA ışınları ciltte erken yaşlanma belirtilerine katkıda bulunabilirken, gözlerde katarakt gelişimini hızlandırabilir.

UV Işınlarının Önlenmesi

UV ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için bir dizi önlem almak önemlidir. Güneş kremi kullanmak, giysilerle cildi örtmek, gözlük takmak ve güneşlenme saatlerini sınırlamak bu önlemler arasında yer alır. Özellikle UVB ve UVA koruma faktörü (SPF ve PA dereceleri) olan güneş kremleri, cildi UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı korumada etkilidir.

Güncel Araştırmalar ve İlerleme

Son yıllarda yapılan araştırmalar, UV ışınlarının sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamıza yardımcı olmuştur. Özellikle ozon tabakasındaki incelme ve iklim değişiklikleri, UV ışınlarının yeryüzüne daha fazla ulaşmasına neden olabilir, bu da sağlık risklerini artırabilir. Bilim insanları, güneş koruma yöntemlerini geliştirmek ve güneşe maruz kalmadan kaynaklanan sağlık risklerini azaltmak için yoğun çalışmalarını sürdürmektedir.

Sonuç

UV ışınları, güneşin sağlık üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkileri olan bir bileşenidir. Doğru önlemler alındığında güneşin faydalı etkilerinden yararlanabilirken, aşırı maruz kalmak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, güneşten korunma bilinci ve bilimsel araştırmalar, UV ışınlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlamamıza ve önlemler geliştirmemize yardımcı olmaktadır.

Editör: Mersin Radikal